Bazı geceler sen yoksun diye sabah olmuyor.
Önce gülüşün geliyor gözlerimin önüne ve dudaklarımdaki tebessüm yerini bir sızıya bırakıyor. Daha sonra bilmediğim diyarlardan ve duvarların arasından kokun sızıyor odamın içine. Derin bir nefes almamla birlikte sesin yankılanıyor kocaman evde. Gözlerimi açıp etrafıma bakıyorum. Sana dair somut bir şeyleri görmek umuduyla arıyorum evi. Sanki her şey bir uçurum gibi duruyor önümde. Seninle uyuduğum yatak, kıyafetlerin, gülüşün, saçların, nefesin ve gözlerin… İçimde anlamadığım bir his, korku, heyecan ve bilinmezlik beliriyor. Atmak istiyorum kendimi o uçuruma ve düşerken yere; her anıya teker teker dokunmak istiyorum, duymak istediğim tek şey senin gülüşün oluyor. Hemen sessizlik gelsin istiyorum ardından. Sessizlik gelsin ve sarsın huzurunla bedenimi. Öyle bir sarsın ki dünyevi her şeyden arınayım bir anda. Yeni doğan gibi habersiz olayım bütün dünyadan. Senin kollarında güveni bulayım tekrar ve öylece uyuyakalayım.
Evet bazı geceler sen yoksun diye sabah olmuyor.